Tiftik` in İlk Bayramı
Tiftik, Keçiören`e geleli çok olmamıştı. Kızıldeniz`in sıcak sularından ayrılmış, bilge dostu Caretta` nın rehberliğinde uzun bir yolculuğun ardından Ankara`ya ulaşmıştı. Artık herkes onu yeni adıyl...
Haberi Oku →
Keçiören Deniz Dünyası Maskotu Olarak;
Asıl menşei Kızıldeniz olup Süveyş Kanalı yoluyla Türkiye sularında Akdeniz'e (ilk kez 2000 yılında Mersin'de kaydedilen) göç eden Lessepsian bir balık türü olan "Nil barbunu yada Kızıldeniz barbunu" olarak da bilinen Keçi balığı (Parupeneus forsskali) seçilmiştir. Maskotumuz olarak Keçi balığının seçilmesinin başlıca nedenleri arasında gerek Keçiören ilçemizin gerekse de anavatanı Türkiye olan başkent Ankara’mızın önemli simgelerinden olan Ankara Keçisi (veya dünyaca bilinen adıyla Angora keçisi)’ni çağrıştırması gelmektedir. Mullidae (Barbungiller) familyasına ait olan Keçi balığının en önemli özellikleri arasında gövdesi boyunca uzanan koyu renkli bir bant, kuyruk sapında belirgin bir siyah nokta ve çenelerinin altında da uzun bir çift bıyık içermesidir.
Maskotumuzun dizayn edilmesinde ise Keçi balığının tür özelliği olan kendine özgü siyah noktası ve bıyıkları baz alınarak Ankara Keçisi’ nin sağlam boynuzları ile bilgeliğin ve erdemliliğin sembolü olan beyaz sakalları bir araya getirilmiştir. Ayrıca Keçiören Deniz Dünyamızın kuruluş gayesi olan eğitimi çağrıştırması için maskotumuza gözlük objelerinin yanında bir elinde sıkı sıkıya sarılmış Ankara simidi ile yiğitlik, mertlik ve yardımlaşma üzerine kurulu köklü Ankara Seğmenlerimizin cepkeni ve fesi kullanılarak maskotumuz oluşturulmuştur.
Özel günlerde ise Maskotumuza Anıtkabir’imiz, Estergon Kalemiz ve Türk Bayrağımız görselleri eşlik etmesi düşünülmektedir.
Ankara keçisinin en önemli ve değerli ürünlerinden birisi olan Tiftik yününden dolayı da Maskotumuzun, TİFTİK olarak adlandırılması uygun görülmüştür.
Bu bağlamda her başarının her karakterin bir hikayesi olduğu üzere KEÇİÖREN DENİZ DÜNYASI’ nın Maskotu olan TİFTİK’ in de bir hikayesi bulunmaktadır. TİFTİK aynı zamanda KEÇİÖREN DENİZ DÜNYASI’ nın bir bireyi olmayıp başta Ankara olmak üzere tüm Türkiye’mizdeki Mavi Vatan gönüllülerinin de bir sesi olacak ve yeni hikayelerle maskotumuzu daha iyi tanımış olacağız. Mavi Vatanımızın korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması genelinde “TİFTİK İLE DENİZLERİ KEŞFET” temasında birbirinden güzel hikayelerimiz ile gerek KEÇİÖREN DENİZ DÜNYASI kapsamında gerekse de sosyal medya ortamlarında önemli etkinlikler ile farkındalıkların oluşturulması hedeflenmektedir.
Çok uzaklarda, çok sıcak ve çok tuzlu suların olduğu Kızıldeniz’de meraklı bir Keçi balığı yaşardı. Bu balığın diğer balıklardan farkı, çenesinin altında iki uzun bıyığının olmasıydı. Bıyıklarının neden diğer balıklardan farklı olduğunu hep merak ederdi. Ayrıca denizin çok sıcak ve çok tuzlu olmasından hiç hoşlanmazdı. Meraklı olmasından dolayı da yeni yerler keşfetmek ister, uzak diyarları merak ederdi. Belki uzaklarda daha tatlı ve serin sular olabilirdi. Meraklı Keçi balığı bir gün, yaşlı bilge bir deniz kaplumbağası görür ve ona durumunu anlatır. Bilge Caretta da ona:

“Eğer dünyayı keşfetmek, daha tatlı ve daha serin sular istiyorsan kuzeye doğru yüz. Denizler seni bambaşka ülkelere götürür. İstediğin bu özelliklerde yeni su kaynakları bulursun, hatta Anadolu denilen bir ülkede de senin bıyıklarına benzer hayvanların yaşadığını duydum gider onlarla da tanışmış olursun. İstersen ben Akdeniz’e kadar gideceğim, oraya kadar benimle gelebilirsin” der.

Bunun üzerine Keçi balığı ile Bilge Caretta, zaman geçirmeden yola çıkarlar. Aylarca süren yolculukta, Caretta denizlerle ilgili bütün bildiklerini ona anlatır. Her gittikleri yerde arkadaşları ile tanıştırır. En sonunda Süveyş Kanalı’nı da geçerek Akdeniz’ye ulaşırlar. Bilge Caretta, Keçi balığına “Artık benimle olan yolculuğun buraya kadardı. Daha yeni yerler görmek istiyorsan devamlı Kuzeyi takip ederek istediğin yerlere ulaşacaksın” der. Keçi balığımız yolculuktan ve denizlerle ilgili öğrendiği yeni bilgilerden çok etkilendiği için Bilge Caretta’ya bir söz verir; “Artık ben de bundan sonra bütün ömrümü denizleri korumak ve senin gibi denizleri anlatmakla geçireceğim” der ve vedalaşırlar.

Keçi balığı bundan sonraki yolculuğunda yalnız devam etmek zorundadır. Caretta'dan öğrendikleri ve deniz ortamındaki arkadaşları ona kendine güvenmeyi öğretmiştir. Keçi balığımız ilk önce Ege Denizi’ne, sonra Marmara Denizi’ne yüzer. Her yüzdüğü yer kendisine daha güzel gelir. Daha da gitmek ister. Kuzeye gittikçe deniz suyunun tuzluluğunun daha azaldığını daha hoş bir tadının olduğunu görür. Yolculuğu esnasında çok sayıda yeni arkadaşla da tanışır. Yüzerken karşısına kendisini büyüleyen dünyanın en güzel yeri olduğunu düşündüğü İstanbul Boğazı gelir. Büyülenmiştir, işte benim yerim burası der ama içinden bir ses durma ileride daha güzel yerler olabilir der. Bunun üzerine Marmara Denizi’ni de geçerek daha soğuk ama o kadar da daha az tuzlu Karadeniz’e gelir.
Karadeniz’de ilerlerken suyun tadının iyice değiştiği daha serin dere ve nehirlerde yolculuğuna devam eder. Bu esnada tanıştığı Mersin balığını ve Yayın balığını çok sevmiştir. Onların yol göstermesi ile Sakarya Nehri’ne kadar gelmiştir. Merakı onu daha da nehir boyunca yüzmeye yöneltmiştir. Suyun giderek tatlılaştığını görür ve Kızılırmak’a kadar gelir. Hep böyle bir tatlılıkta ve serinlikte su istemektedir. Dinlenmek için mola verdiği esnada daha önce hiç duymadığı farklı bir ses yankılanır. Biraz korkar, ürker ama sesin kimden geldiğini de merak etmektedir. Kafasını su dışına çıkarır. Sesin, kendisinin çene altındaki bıyıklarına benzer sakalları olan bembeyaz kılları ve boynuzları olan bir hayvandan geldiğini görür ve göz göze gelirler. O anda ikisinde de birbirlerini uzun yıllardır görmeyen çok samimi iki arkadaşmışlar gibi bir duygu oluşur. Bir taraftan da Bilge Caretta'nın sözleri aklına gelir. Demek ki burası Anadolu der. Gördüğü Ankara’da yaşayan kendisi gibi meraklı bir Ankara Tiftik Keçisi’dir.

Keçi balığı “Ben denizden geldim. Ama neden sana benziyorum?” der. Ankara Keçisi ise gülümseyerek: “Çünkü sen denizin, ben de bozkırın keçisiyim.” der. Ankara Keçisi denizleri merak ediyordur, ama hayatında hiç deniz görmemiştir. Aralarında güzel bir diyalog kurulur. Konuşmaları uzadıkça uzar, ikisi de birbirlerini çok severler ve konuşmalarından çok etkilenirler. Balığımız denizleri, Keçimiz karayı anlatır. O gece yıldızlar altında deniz ile bozkırın hikâyesi başlamıştır. Saatler geçer, hava kararır, gece olur. Birbirlerinden çok keyif almışlardır. Anın hiç bitmesini istemezler ve hiç de ayrılmak istemezler. Neden her iki dünyayı birlikte keşfetmeyelim derler, bundan sonra elmanın iki yarısı gibi olup ayrılmamaya karar verirler.
Her ikisi de gelecekle ilgili hayaller dalarken yorgunluktan uyuyakalırlar. O kadar çok uyurlar ki zaman su gibi akar gider. Günler birbirini, geceler gündüzü kovalar. Günlerden bir gün yoldan geçen Ankara’nın yiğit delikanlıları Seğmenler, bunları görür ve acıkmış olacaklarını düşünerek uyandıklarında yemeleri için yanlarına Ankara Simidi ve bozkırın soğuk esen rüzgarından hasta olmamaları için de bir adet Seğmen kıyafeti bırakırlar. Mevsimler gelir geçer yıllar akar gider ve ansızın bir sabah vakti iki elmanın yarısı olan arkadaşlar tek bir bedende uyanırlar.

Kızıldeniz’den başlayan Başkent Ankara’ya uzanan yolculuğun sonunda, artık iki ayrı dünyanın tek bedende birleştiği, Ankara’nın gururu, kahramanımız TİFTİK vardır. İşte yarısı denizde, yarısı karada yaşayan hikâyenin ortaya çıkışı bu şekildedir. Artık, bugünden sonra Denizlerin Koruyucusu TİFTİK’in hikayesi başlamıştır. Keçi balığının bıyıkları, Caretta'nın bilgeliğini simgeleyen gözlüğü ve sakalı, Ankara Keçisi’nin bembeyaz tiftik kılları ve güçlü boynuzu, Ankara’nın neferi Seğmenleri ve Başkentimizin meşhur Ankara Simidi ile özdeşleşen TİFTİK artık bir Ankaralı olmuştur.
Tiftik bu bölümde “Tiftik ile Denizleri Keşfet” kapsamında her ay siz dostları ile ağırlıklı Türkiye’ mizde yaşayan Mavi Dünya arkadaşlarından bir tanesini tanıştırmayı düşünmektedir. Burada Tiftik’ in arkadaşlarını yakından tanıyarak onların önemli özelliklerini öğreneceksiniz. Ayrıca yine Keçiören Deniz Dünyası’ nın kuruluş kapsamında olan eğitim vermek amacıyla da ülkemiz ve dünyada güncel olan Mavi Dünya ağırlıklı önemli gelişmeler hakkında da siz dostlarını bilgilendirerek çevreye duyarlı kişiler olarak gelişmenize katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Tiftik, Keçiören`e geleli çok olmamıştı. Kızıldeniz`in sıcak sularından ayrılmış, bilge dostu Caretta` nın rehberliğinde uzun bir yolculuğun ardından Ankara`ya ulaşmıştı. Artık herkes onu yeni adıyl...
Haberi Oku →Tiftik bu bölümde “Tiftik ile Denizleri Keşfet” kapsamında her ay siz dostları ile ağırlıklı Türkiye’ mizde yaşayan Mavi Dünya arkadaşlarından bir tanesini tanıştırmayı düşünmektedir. Burada Tiftik’ in arkadaşlarını yakından tanıyarak onların önemli özelliklerini öğreneceksiniz. Ayrıca yine Keçiören Deniz Dünyası’ nın kuruluş kapsamında olan eğitim vermek amacıyla da ülkemiz ve dünyada güncel olan Mavi Dünya ağırlıklı önemli gelişmeler hakkında da siz dostlarını bilgilendirerek çevreye duyarlı kişiler olarak gelişmenize katkı sağlamayı amaçlamaktadır.